İçeriğe geç

Kekemelik

KEKEMELİK NEDİR?

Literatür incelendiğinde çocukluk döneminde sık görülen problemler arasında yer alan kekemelik çocuklarda ruhsal gelişim ve sosyalleşmeyi olumsuz etkilediği bilinmektedir. Bu bozukluk ilk olarak ciddi problemlere yol açmamakla birlikte toplumda yaygın olması nedeniyle toplum sağlığı açısından önemli bir sorundur. Erken dönemde tespit edilip tedavi edilmediğinde kronikleşmekte, bireyin psikolojik olarak yıprandığı görülmekte ve tedavisi güçleşmektedir. Doğuştan olabileceği gibi sonradan çeşitli travmalar sonucunda da gelişim gösterebildiği bilinmektedir.

 Kekemeliğin birçok tanımı yapılmıştır. Tanımların çoğunda ise kekemeliğin nitelikleri verilmiştir. Kekemelik, DSM-IV’de ise (Diagnosticand Statistical Manual of Mental Disorders) aşağıda belirtilen ölçütler kapsamında tanımlanmaktadır (DSM-IV, 1994; akt. Karataş, 2016.):

– Ses ve hece tekrarlamaları, ünlemlemeler, sesleri uzatma, sözcüklerin ayrıştırılması, sessiz ya da işitilebilir bloklar, bazı sözcüklerden kaçınarak konuşma, sözcükleri fiziksel gerginlikle söyleme ve tek heceli kelime tekrarları belirtilerinden birinin veya birden fazlasının sık ortaya çıkması ile konuşmanın olağan akıcılığında ve zamanlama örüntüsünde kişinin yaşı için uygun olmayan bozukluk olması,

– Akıcılıktaki bozulmaların mesleki ya da akademik başarıyı veya toplumsal iletişimi bozması, – Konuşmayla ilgili motor veya duygusal bir bozukluk olsa bile konuşma güçlüklerinin genellikle bunlara eşlik edenlerden çok fazla olması.

Yukarıda belirtilen tanımlardan yola çıkarak kekemeliği “kişinin anlamlı konuşma gayretiyle psikolojik ve nörolojik nedenlerle konuşma cesaretinin kırılıp bazı ses ve sözcükleri tekrarlama, uzatarak söyleme veya başlayamama şeklindeki fonetik bozulmalara artı olarak uygun olmayan fiziksel tepkilerinin de yer aldığı sosyal ortamlardan kaçınma davranışına yol açan bir ritim bozukluğu” olarak ifade etmek mümkündür (Karataş,2016).

Kekemeliğin en geniş ve sistemli tanımı Wingate (1964; Akt. Perkins, 1983) tarafından yapılmıştır. Wingate, kekemeliği sözel ifadenin akıcılığında, seslerin ve hecelerin istem dışı, duyulabilen ya da duyulamayan yinelemeler ve uzatmalar biçiminde sık, fark edilebilir, ancak kontrol edilemeyecek biçimde kesintiye uğraması şeklinde tanımlamıştır. Ayrıca bazen heyecan, sıkıntı, korku, sinirlilik gibi olumsuz duyguların kekemeliğe eşlik edebileceğini vurgulamıştır (Cenkseven,2000).

KEKEMELİĞİN NEDENLERİ?

Birçok araştırmacının araştırmalarına konu olan kekemelik, nedenleri kesin olarak belirlenmemiş bir bozukluktur. Ancak araştırmacılarca kabul edilen bir gerçek vardır ki o; kekemeliğin tek bir sebebe bağlı olmadığıdır. Bununla birlikte kekemeliğe kendi başına direkt neden olan unsurlardan çok tetikleyici unsurlardan bahsedilebilmektedir. Bu unsurlar arasında travmatik bir olay(kaza, kavga, ölüm, patlama, vb. ) ve oluşan koku, aile içi çatışma ve ebeveynlerin olumsuz tutumları sayılabilmektedir. Bu unsurların yanı sıra araştırmalar kekemelikle ilgili fizyolojik birtakım sonuçlara da ulaştırmıştır. Kekeleyen bireylerin beyin fonksiyonlarında, akıcı konuşan bireylerden farklı birtakım aktiviteler oluştuğu tepsi edilmiştir (Kararmış Köroğlu, 2019). Nörofizyolojik  Problemler; Beynin sağ hemisferinde lisan konusunda kontrolü sağlayamama,  laringeal (gırtlak) kasların çok gergin ya da çok aktif olması (Öğüt,2013).

TEDAVİSİ NASILDIR?

Kekemelik, sadece bir konuşma engeli değildir. Sosyal yaşantı içerisinde bir engeldir. Toplum, sözel iletişime önem verir ve üyelerinin rahat, akıcı konuşmalarını bekler. Kekeme olmak, kişiye farklı bir sosyal ve ekonomik dezavantaj yükler. Kekemelik bir iletişim bozukluğu olmasına rağmen, soruna eşlik eden duygusal bir yönü vardır. Kekemeliğin doğal yapısı, bireyin duygusal düzenini bozabilir. Kekemeler konuşmalarının ne zaman akıcı olacağından veya kekemeliğin ne zaman ortaya çıkacağından emin değillerdir. Kekeleyen kişiler, özellikle çocuklar, hayal kırıklığı, utanma ve kızgınlık hissedebilirler. Bu olumsuz duyguların, bireyin benlik imajı üzerinde zararlı etkileri de olabilir (Swan, 1993; akt. Cenkseven).

İlk adım bir psikiyatrisin değerlendirmesini sağlamaktır. Bununla birlikte kekemeliği etkileyen unsurların da iyileştirilmesini sağlamak gerekir.  Dil ve konuşma terapistlerine başvurmak faydalı olacaktır. Burada temel olan konuşmayı akıcı hale getirmektir. Kekeleyen bireyin bu konuda istekli hale getirilmesi oldukça önemlidir.  Terapistin uygun gördüğü çerçevede solunum çalışmaları, okuma çalışmaları, dil-çene egzersizleri ve üfleme gibi çalışmalar yararlı olacaktır. Bireyin, konuşmayı pekiştirici etkinliklere yöneltilmesi ve kitap, gazete, vb. okuması sağlanmalıdır (Kararmış Köroğlu, 2019). Kekemelik problemi yaşayan çocuklar ve yetişkinler konuşma akıcılığını kazanmak için konuşma terapisi, bilişsel davranışçı terapi ya da elektronik cihazların kullanıldığı yöntemlerden yararlanabilirler (Anaforoğlu, 2019).

Tedavi sürecinde işbirliğinin sağlanması önemli bir faktör olarak görülmektedir. Bu süreçte konuşma terapisti, ebeveyn, psikolog ve sınıf öğretmeniyle sürekli işbirliği içerisinde olması gereklidir.

YAKIN ÇEVRE NELERE DİKKAT ETMELİ VE NELERİ YAPMAMALIDIR?

  • Konuşma esnasında kekelemeye dikkat çekmemeli ve kişiyi dinlemelidir.
  • Çocuğun olumlu özellikleri üzerinde durularak cesareti ve kendine güveni arttırılmalı, başkalarıyla kıyaslanmamalıdır.
  • Kekelediği için çocuğu azarlamak, cezalandırmak, susturmak, onunla alay etmek bu durumun iyileşmesine katkıda bulunmaz. Bu sebeple aile ve çevre bu duruma hoşgörüyle yaklaşmalıdır (Kararmış Köroğlu, 2019).
  • Çocuk kekelediğinin bilincine vardırılmalı, engeli yenmesi için istekli hale getirilmeli,
  • Kekemeliğin belirtileri fark ettirilmeli,
  • Kekemelik, çocuğun ve çevrenin hoşgörü düzeyine indirilmeli,

KAYNAKÇA

1)KARAKAŞ, A. (2016). Kekemelik Tanısı Alan Çocukların Ebeveynlerinin Yaşadığı Kaygı Düzeyleri İle Başa Çıkma Stratejileri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi. Turgut Özal Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Odyoloji ve Konuşma Bozuklukları Anabilim Dalı. Yayımlanmış Yüksek Lisans Tezi. Ankara.

2) CENKSEVEN, F. (2000). Kekemelik Üzerine. (https://dergipark.org.tr/download/article-file/50071) (E.T. 30.08.2019).

3. KARARMIŞ KÖROĞLU, E. (2015). Kekemelik. Sosyal Hizmet Uzmanı. (https://www.sosyalhizmetuzmani.org/kekemelik.htm) (E.T. 30.08.2019).

4. ANAFOROĞLU, İ. (2019). Kekemelik nedir? Kekemelik nedenleri ve tedavisi. Medical Park (https://www.medicalpark.com.tr/kekemelik/hg-2002) (E.T. 30.08.2019).

5. ÖĞÜT, A. (2013). Kekemelik (Akıcı Konuşma Bozukluğu). Derin Psikoloji. (http://www.derinpsikoloji.com/kekemelik-akici-konusma-bozuklugu.html) (E.T. 30.08.2019).

Tarih:GenelPsikolojiSosyal Hizmet