İçeriğe geç

Ruh Sağlığı ve Sosyal Hizmet Uzmanının Rolleri

Ruhsal ve biyolojik yapılarımız birbirlerinden ayrı olmamakla beraber sürekli etkileşim halindedir. Bedensel birçok problemin ruhsal sıkıntı ve stres sonucu oluştuğu, ruh sağlığının yaşam kalitesi ile sıkı ilişki içerisinde olduğu bilinmektedir. Birçok bilimsel metinde de değinildiği gibi Dünya Sağlık Örgütü, sağlığı; yalnızca hastalık veya sakatlığın olmaması olarak değil (hiçbiri birbirinden üstün tutulmamakla beraber) bireyin bedenen, ruhen ve sosyal yönden tam bir ‘iyilik hali’ olarak tanımlamıştır. Literatür incelendiğinde ruh sağlığını tanımlamanın diğer bedensel rahatsızlıkları tanımlamak kadar kolay olmadığı kanısına varılabilmektedir. Bunun nedeni de bireylerin içerisinde bulundukları kültürel yapıların farklılığı, birçok sistem içerisinde yer alması ve dış etkenlerden gelecek etkilere açık olması olarak düşünülmektedir.

Ruh sağlığı, yine Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)’ne göre bireyin kendi potansiyelini gerçekleştirdiği, yaşamın normal stresleriyle baş edebildiği, verimli çalışabildiği ve kendisine ya da topluma katkıda bulunabildiği bir refah durumu olarak tanımlanmıştır (WHO; akt. Göktaş vd). Genel olarak ruh sağlığı bozuklukları anormal düşünce, algı, duygu, davranışların ve ilişkilerin farklı kombinasyonlarıyla karakterize olduğu ve depresyon, bipolar bozukluk, psikotik bozuklukların da içinde bulunduğu birçok ruh sağlığı bozukluğundan bahsedilmektedir (Göktaş, Işıklı ve Metintaş, 2018).

1998’ de yapılmış olan Türkiye Ruh Sağlığı Profili Çalışması Türkiye’de ruhsal hastalıkların sıklığı hakkında bilgi vermektedir. Bu çalışmada, Türkiye’de nüfusun %18’inin yaşam boyu bir ruhsal hastalık geçirdiği, çocuk ve ergenlerde klinik düzeyde sorunlu davranış oranın %11 olduğu bulunmuştur. Bu bulgular ülkemizde ruhsal hastalıkların yaygın olduğunu göstermektedir (T.C Sağlık Bakanlığı, 2011). Türkiye Ruh Sağlığı Profili Çalışmasından sonra ruh sağlığı bozukluklarıyla ilgili Türkiye geneli bulgu bildiren yeni bir çalışma bulunmamakta fakat günümüzde hızla değişen yaşam koşulları, stres faktörlerinin yoğunluğu ve artan madde bağımlılığı istatistikleri düşünüldüğünde bu oranların daha da yüksek ivme kazandığı kanısına varılabilir.

Ruhsal hastalıkların biyolojik, psikolojik ve sosyal olmak üzere tüm boyutlarını kapsayan ve ruhsal hastalıkların önlenmesi, erken teşhisi, tedavisi, ruhsal hastalığı olan bireylerin desteklenmesi, toplumda ruh sağlığı bilincinin geliştirilmesi amacıyla oluşturulmuş çaba ve hizmetler bütünü ise ‘Koruyucu Ruh Sağlığı’ olarak tanımlanmıştır (Attepe Özden, 2015).Koruyucu ruh sağlığı temelde ruhsal hastalığın başlamasını önlemeyi, hastalığın sürecini kısaltmayı ve ruhsal hastalığa bağlı yeti yitimini azaltmayı amaçlamaktadır (Abay, Çölgeçen, 2018).  Çalışmalarını ise birincil, ikincil ve üçüncül koruma düzeylerinde yapmaktadır. Birincil koruma düzeyi; temelde ruhsal hastalıkların ortaya çıkmadan önlenmesi ve bunun içinde çevredeki risk faktörlerinin azaltılmasını hedeflemektedir. İkincil koruma; hastalık süresi ve görülme sıklığının azaltılması, hastalığın erken teşhis ve hızla tedavinin gerçekleştirilmesini hedefleyen faaliyetler bütünüdür. Üçüncül koruma; kronik ruhsal hastalığı bulunan bireylerin topluma uyum sağlamaları ve ruhsal hastalığa bağlı yeti yitiminin önlenmesi amaçlanmaktadır. (Attepe Özden, 2015).

 Ruhsal bozuklukların tanısında, sağaltımında ve toplumun ruh sağlığının korunmasında sorumluluğu birincil düzeyde ve evrensel olarak psikiyatri uzmanı hekim taşır. Fakat hekim bu sorumluluğu tek başına üstlenmemiştir. Psikiyatrik tedavi ekip çalışmasıyla ilerler ve hekimin koruma, iyileştirme ve geliştirme rollerine katkı verecek başka bazı mesleklerin profesyonelleri de onunla birliktedir. Bunlardan biri sosyal hizmet uzmanıdır. Psikiyatri hastayı sağlığına yeniden kavuşturma çabasında bedensel ve ruhsal öğelere odaklanırken, sosyal hizmet sosyal öğelere odaklanır (Oral ve Tuncay, 2012). Bu noktada koruyucu ruh sağlığı hizmetlerinin sunulmasında sosyal hizmet uzmanın rolleri tedavi sürecinde psikiyatrik kurumlarda birey, grup ve toplum ölçeğinde işlevsellik ve refah arttırıcı uygulamalarda rol aldığı vurgulanmaktadır. Sosyal hizmet mesleğinin her üç koruma düzeyinde de farklı rolleri bulunmaktadır.

Birincil koruma düzeyinde sosyal hizmet uzmanının rolleri, risk faktörlerinin ortadan kaldırılması temel amacı noktasından hareketle sosyal hizmet mesleğinin işsizlik, yoksulluk, şiddet gibi toplumsal sorunlara duyarlı olması risk faktörlerini ortadan kaldırmakta büyük rol oynayacaktır. Aynı zamanda bireysel düzeydeki risk faktörleri (stres, kaygı, madde bağımlılığı istismar vb)’ne karşı bireylere eğitim, danışmanlık ve psikolojik destek sağlar. Bu çalışmalarını bireysel olarak gerçekleştirmenin yanı sıra eğitici grup çalışmaları yoluyla da gerçekleştirebilirler. Bunun dışında toplumun ruh sağlığı konusunda bilinçlendirilmesi amacıyla eğitim grupları oluşturulması de rolleri arasındadır. İkincil koruma düzeyinde rol ve sorumlulukları; bu evrede hastalığın erken teşhisi önem kazanmaktadır. Sosyal hizmet uzmanlarının ruhsal hastalıkların belirtilerini iyi derecede bilmesi hastalığın erken teşhisinde önemli rol oynamaktadır. Bu bilgisini görev aldığı kurum ve kuruluşlarda karşılaştığı bireyleri ilgili sağlık kuruluşuna yönlendirerek kullanmaktadır. Bunun yanında hastalarla bireysel görüşmeler yapmak, hastalıkla ilgili hasta yakınlarını bilgilendirmek sosyal hizmet uzmanının görevidir. Üçüncül koruma; kronik hastalığı olan bireylere tedavi sonrası yapılacak çalışmaları kapsamaktadır. Ruhsal hastalığı olan bireylerin topluma uyum sağlaması noktasında klinik tedavi sonrası bireylerin izlemini gerçekleştirerek öncelikle ev ortamında tedaviye uygun düzenlemeler yapılmasını sağlamaktadır. Görülmektedir ki sosyal hizmet mesleği koruyucu ruh sağlığı çalışmaları içinde her üç düzeyde de önemli bir yere sahiptir.  Fakat araştırma bulguları incelendiğinde kurum ve kuruluşlarda yeterli sayıda sosyal hizmet uzmanın bulunmadığı bilgisine ulaşılmaktadır (Attepe Özden, 2015).

KAYNAKÇA

  • ABAY, A., ÇÖLGEÇEN, Y. (2018). Psikiyatrik Sosyal Hizmet- Koruyucu, Tedavi Edici ve Rehabilite Edici Ruh Sağlığı Alanında Sosyal Çalışmacıların Rolü. Uluslararası Toplum Araştırmaları Dergisi, 9,16.
  • ATTEPE ÖZDEN, S. (2015). Koruyucu Ruh Sağlığı Hizmetlerinde Sosyal Hizmetin Rolü. Toplum ve Sosyal Hizmet Dergisi, (26),1.
  • GÖKTAŞ, S., IŞIKLI, B. ve METİNTAŞ, S. (2018). Ruh Sağlığı Okuryazarlığı. Türk Dünyası Uygulama ve Araştırma Merkezi Halk Sağlığı Dergisi, 3(2):68-75.
  • T.C. Sağlık Bakanlığı (2011). Ulusal Ruh Sağlığı Eylem Planı (2011-2023). Ankara: Sağlık Bakanlığı Yayınları.
  • ORAL, M., TUNCAY, T. (2012). Ruh Sağlığı Alanında Sosyal Hizmet Uzmanlarının Rol ve Sorumlulukları. Toplum ve Sosyal Hizmet Dergisi, 23, 2.
Tarih:GenelPsikolojiSosyal Hizmet