İçeriğe geç

Empati ve Sempati Üzerine

İnsanın en derin ihtiyaçlarından birinin anlaşılmak olduğunu söylersem yanılmış olmam. Peki empati olmadan bir başkasını anlamak mümkün müdür?  Hümanist psikolog Carl Rogers dediği gibi; “Birisi sizi yargılamadan, sizin için sorumluluk almaya çalışmadan, sizi şekillendirmeye çalışmadan duyduğunda, gerçekten çok iyi hissettiriyor.”

Empati; karşınızdaki kişinin iç dünyasını anlamak için onunla birlikte hissetmeye istekli olma durumu olarak tanımlanabilir. İnsanla çalışan mesleklerin hepsi için kritik bir beceri olan empati; bir hayli kurulması zor bir olgu olarak karşımıza çıkar. Tam olarak veya kısmi olarak empatinin mümkün olup olmadığı düşünürlerce tartışılıyor olsa da özellikle çatışma durumlarında empatiyi bir kenara bırakıyoruz.

İlişkilerle ilgili çalışan Kyle Benson; empati konusunda uzmanlaşmış çiftlerin empatiyi öğrenmelerini, “adeta ilişkimizde bir lambayı açmak gibi” olarak yorumladığını dile getirmekte.

Amerikan psikolog Marshall Rosenberg’in Şiddetsiz İletişim eserinde de dediği üzere; “bizlere en yakın olanlarla empati kurmak zor olabilir.” Çünkü empati ile sempatiyi ilişkilerimizde sık sık karıştırıyoruz.

Empati kendinizi sevdiğiniz kişinin yerine koymamızı, sempati ise duygularını onlarla yaşamadan şefkat, üzüntü veya acıma hissetmemize neden oluyor.

“Daha kötü olabilirdi…

Bence bu şekilde yapmalısın…

Bu durum senin için olumlu bir tecrübeye dönüşebilir…”

Bu tip yanıtlarla ilgili ortak sorun, karşımızdaki kişinin duygularını, düşüncelerini umursamıyor ve tabiri caizse görmezden geliyoruz. Bu durum, karşımızdaki kişinin duygularını düzeltmekten başka bir şey değil.

Peki empatik bir tavır takınmak, sempati ile karşımızdaki kişiyi incitmemek için ne yapmamız öneriliyor?

Küçük bir araştırma sonucu karşımıza çıkanları maddeleştirdim:

  • Empati yalnızca karşımızdaki kişinin duyguları ve ihtiyaçları hakkındaki önyargıları ortadan kaldırdığımızda mümkün olabiliyor.
  • Karşımızdaki kişinin duygularını ve sorumluluklarını üstlendiğimizde farkında olmadan / istemeden suçluyor, yargılıyoruz.
  • Çatışma ve tartışmalarda kimin haklı olduğunda takılı kalarak rasyonel davranamıyor, duygularımızı görmezden geliyoruz. Karşımızdakini kişinin duygularını, hislerini düzeltmeden ve olduğu gibi dinlemek bu duruma çözüm olarak görülüyor.
  • Karşımızdaki kişi ile bir işi beraber yapmakta zorlanıyorsak durumla ilgili analizi birlikte yapmak mihenk taşı. Karşımızdakini görmezden gelmek, sürecin dışına itmek ilişkiler için yıpratıcı bir durum.
  • İlişkilerde birbirimizin duygularını doğru bir şekilde anladığımıza yönelik yansıtmalar oldukça kıymetli. Bunun için bir de teknik öneriliyor. Karşımızdaki kişinin bakış açısına, düşüncelerine ve duygularına; kendimizinkilerden farklı olsa bile, doğal ve geçerli olarak saygı duyduğumuzu ifade ederek özetleme ve çerçeveleme yapmak.

Kısaca; ilişkilerimizde karşımızdaki kişiyi düzeltmeye çalışmak yerine onlar sağlıklı bir biçimde bağlanmak önem arz ediyor. İlişkilerde -sempatinin yerine- empati, kilit bir rolde.

Sosyal hizmet profesörü Brené Brown’un da dediği gibi:

“Bir yanıt nadiren bir şeyleri daha iyi yapar. Bir şeyleri gerçekten daha iyi yapan bağlantılardır.

Tarih:GenelPsikolojiSosyal Hizmet