İçeriğe geç

Hayat Bir Kumar Mı?

Bağımlılık kısaca bir nesneye, duruma veya varlığa duyulan karşı konulamaz istek olarak tanımlanmaktadır, aynı zamanda bireyin kullanılan maddeden ötürü zarar görmesine rağmen kullanmaya devam etmesi olarak açıklanabilir. Literatür bağımlılığı hastalık olarak tanımlanmaktadır ve tıpkı medikal hastalıklarda olduğu gibi tedavi edilmesi gerekmektedir. Bağımlılık aniden gelişen bir hastalık olmamakla birlikte belirli süreç içinde yavaş yavaş gelişir fakat birçoğu bu sürecin farkında değildir. Farkına varıldığı zaman genelde bağımlılık gelişmiştir. Bireylerde “dibe vurmak” artık bırakmak zorunluluğunu doğurmaktadır ve bu durumdan kurtulma isteği yoğun olarak yaşanmaktadır.

Günümüzde yüksek risk taşıyarak varlığını sürdüren kumar bağımlılığı diğer tüm bağımlılar da olduğu gibi hayat, bağımlı oldukları nesneye odaklanmaktadır. Kumar oynadıkları her ne ise bütün gün hedef para bulmak, onu oynamak, heyecanlanmak, kaybetmek, üzülmek, pişman olmak, sonrada kaybedilen parayı kurtarmak için yeni planlar yapmakla geçmektedir.

Kumar farklı tiplerde karşımıza çıkabilir. Kimi zaman bir iddiadır kimi zaman ise bir rulet masasıdır. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte günümüzde kumar çeşitleri de fazlalaşmıştır. Klasik kumarhanelerin yanında internet ortamında girilen casinolar da aynı işlevi sunmaktadır. Özellikle son yıllarda kumar şans oyunlarına evirilerek varlığını sürdürmektedir. Bilyonerler, sayısal loto ve at yarışlarının da birer kumar olduğu açıktır. Tüm bunların ortak yanı ise kişiyi heyecanlandırarak haz duymasını sağlamasıdır.

Bağımlı birey genellikle oynamak için şiddetli dürtü hisseder ve bu şiddetli dürtüye karşı koyamaz ve oynar, oynayınca ani bir rahatlama hissetmektedir fakat kaybedince şiddetli pişmanlık duygusu içini kaplamaktadır, suçluluk duygusu ile baş etmekte zorlanırken kaybedilen miktarın farkına varır ve ilk olarak bunu etrafından saklama yoluna gider, genellikle gizli borçlar alınır ve kaybedilen miktarın yerine konulur… birey saklamayı başarsa bile kaybedilen para ve alınan borcun yerine konulması gerekliliğinde tekrar oynayarak zararı telafi etmek amacıyla kısa yoldan gitmeyi tercih etmektedir. Kumar bağımlısı bireyde her zaman bir önceki seferde son anda talihsizlik yaşayarak kaybettiği ve esasında bu işi iyi bildiğinin inancı ağır basmaktadır. Bu süreç arada kazanmalarla devam etmektedir. Fakat her zaman istatiksel olarak kazandığı miktar kaybettiği miktardan az olmaktadır. Birey için aralıklı olarak kazansa dahi bunu ödül olarak algılar ve tekrar tekrar hata yapmaya zorlar. Esasında birey hep kaybetmektedir.

Peki bağımlı birey için ne yapılmalı?

Yapılan çalışmalar gösteriyor ki kumar bağımlısı bireyin elinde para olduğu müddetçe kendisini tutması mümkün olmamaktadır bu sebeple ilk olarak bireyin tüm para kaynaklarını kontrol altına almak gereklidir. Kredi kartları, banka hesapları kontrol altında tutulmalıdır. Eğer düzenli geliri varsa maaşını güvenilir bir yakınına teslim etmelidir. Finansal kontrolü sağlamadan yapılan diğer müdahaleler işe yaramayacaktır.

Bağımlının ailesi ve yakınlarının çoğunlukla rezil olma gibi duygular sebebiyle borçları ödeyerek bireyin sorumluluklarını üstlendiği bilinmektedir. Bu noktada borçların ödemesinin önüne geçilmesi gerekmektedir. Borçların sonucunda olabilecek rezil olma, alacaklıların rahatsız etmesi gibi durumlar göze alınmalı ve bireye borçları kesinlikle ödemeyeceklerini önceden bildirmeleri gerekmektedir. Yakınlar genelde bu riskleri göze almakta zorlanmaktadır. Ancak borçların ödenmesi için yeni borç edinilmesi tehlikeyi ortadan kaldırmamaktadır.

Tüm bağımlılık tedavilerinde geçerli olan kurallar kumar bağımlılığında da geçerlidir. Ancak davranışsal bağımlılık noktasında boş zamanları doldurmanın ve sorumlulukları üstlenmenin altı özellikle çizilmektedir. Bütün bağımlılıklarda görüldüğü gibi dibe batma tedaviye başvurma noktasında en büyük motivasyon kaynağıdır.  Bağımlı bireylerde para ve saygınlık kaybetme nedeniyle depresyon sık görülmektedir. Aynı zamanda ödül ve haz mekanizmalarını çalıştıran bir nesneden uzak kalmak da tedavi sırasında bireyde depresyonu ortaya çıkarmaktadır. Bu durumlarda ilaç kullanımı tavsiye edilmektedir.

Kumara eşlik eden sorunlar çok çeşitli ve farklı olabilmektedir. Bütün bu durumlarla ilgilenmek, risk faktörleriyle çalışmak zaman almaktadır, tedavi uzun sürelidir. Birey eğer yardımı inkâr ederse süreç beklenenden de uzun sürebilmektedir.

Bu bağımlılık türünde aile ve yakınlarının tedaviye katılım sağlamaları zorunludur. Süreci takip etmeleri, bağımlıya karşı sergiledikleri davranışları değiştirmeleri için tedavi sürecinin içinde yer almaları gereklidir. Bireyin sorumluluklarını almaktan çok tedavi edici profesyonellerle iş birliği yapılmasının iyileşme noktasında önemli katkıları olmaktadır.

Kaynak:

Ögel, K. (2014). Bağımlı Aileleri İçin Rehber Kitap. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları. Ankara.

Tarih:GenelPsikolojiSosyal Hizmet